FoRuMBoL - Türkiye'nin En BoL Forumu'na Hoşgeldiniz! Tüm Mesajları Okunmuş Say | Yeni Mesajlar
FoRuMBoL
Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın!

Oyunlar Programlar MSN Messenger Windows İşletim Sistemi Webmasterlara Özel Photoshop Komik Resimler ve Videolar PC Donanım ve İnternet Güvenlik Programları Yerli Filmler Hazır Web Sistemleri Uydu Alıcıları Youtube Video Paylaşım Nokia Cep Telefonu İslamiyet
Bu alana reklam vermek için tıklayın
Aylık Sadece 9 YTL
www.siteniz.com
Bu alana reklam vermek için tıklayın
Aylık Sadece 9 YTL
www.siteniz.com
Bu alana reklam vermek için tıklayın
Aylık Sadece 9 YTL
www.siteniz.com
Bu alana reklam vermek için tıklayın
Aylık Sadece 9 YTL
www.siteniz.com
Bu alana reklam vermek için tıklayın
Aylık Sadece 9 YTL
www.siteniz.com
Bu alana reklam vermek için tıklayın
Aylık Sadece 9 YTL
www.siteniz.com

  Konuları Göster
Sayfa: [1]
1  Her Telden / Gündemdeki Konular / 'Herşey çocuklarım' için dedi yılın annesi seçildi : Mayıs 12, 2008, 03:28:07 pm
Ordu'nun Ünye ilçesinde 6 çocuklu Zürbiye Çuhadar, yılın annesi seçildi.

Ünye Belediyesi tarafından her yıl Anneler Günü münasebetiyle gerçekleştirilen etkinlikte, 6 çocuk annesi Zürbiye Çuhadar yılın annesi seçildi. Ünye Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu, yılın annesini evinde ziyaret ederek bir buket çiçek takdim etti.

Eşini 1.5 yıl önce kaybeden 45 yaşındaki Zürbiye Çuhadar'ın Anneler Günü'nü kutlayan Başkan Arpacıoğlu, çocukları için yaptığı fedakarlıkları göz önüne alarak kendisini yılın annesi seçtiklerini söyledi. Arpacıoğlu, "Zürbiye hanımın şu an eğitim gören 4 çocuğu var. Çocuklarının da 1 yıllık eğitim masraflarını karşılama sözü veriyoruz" dedi.

Yılın annesi seçilen Çuhadar ise Başkan Arpacıoğlu'na teşekkür ederek, çok mutlu olduğunu dile getirdi.



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

2  Her Telden / Gündemdeki Konular / Belediye Başkanı Tarihi Eser Kaçırırsa ! : Mayıs 12, 2008, 03:24:18 pm

Kütahya İl Jandarma Komutanlığı’nın tarihi eser kaçakçılarına yönelik Simav’da düzenlediği başarılı operasyonda, aralarında Karacahisar Belediye Başkanı Ali Tekel’inde bulunduğu 7 zanlı tutuklandı.

Operasyonda 1 adet insan figürlü kadın heykeli, 19 tarihi eser, 19 sikke ile 3 tabanca ve bu tabancalara ait şarjör, fişek ve 1 adet çift namlulu av tüfeği, 7 adet detektör, 2 dinamit lokumu, 2 fünye ve bir miktar barut ele geçirildi.

Jandarma ekiplerine, Kütahya ile Manisa il ve ilçelerinde yaptıkları kaçak kazılar sonucunda elde ettikleri tarihi eserleri satan şahısların olduğu yönünde bilgiler ulaştı. Bunun üzerine harekete geçen Kütahya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Simav Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan planlı çalışmalar neticesinde, Manisa'nın Salihli ilçesinde yaşayan Uğur Yengi (48) ve İdris Uçak’ın (45) ellerinde bulundurdukları tarihi eserleri Simav’da yaşayan Mustafa Karaçara (52) satmak istediği sırada suçüstü yakaladılar.

Yakalanan zanlıların verdiği bilgiler doğrultusunda soruşturmayı genişleten jandarma ekipleri, Kütahya'nın Simav ve Manisa'nın Salihli ilçesinde 12 ayrı ev ve işyerine eş zamanlı operasyon düzenlediler.

Operasyonda, aralarında Simav Karacahisar beldesinin Belediye Başkanı Ali Tekel’inde bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı. Zanlıların ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda çeşitli dönemlere ait 1 adet insan figürlü kadın heykeli, 19 tarihi eser, 19 sikke ile 3 tabanca ve bu tabancalara ait şarjör, fişek ve 1 adet çift namlulu av tüfeği, 7 adet detektör, 2 dinamit lokumu, 2 fünye ve bir miktar baruta ele geçirildi.

Simav İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürülen 9 zanlı, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. “Tarihi eser kaçakçılığı” iddiasıyla nöbetçi mahkemeye çıkartılan zanlılardan Karacahisar Belediye Başkanı Ali Tekel (58), Uğur Yengi (48), İdris Uçak (45), Mustafa Karaçar (52), Abdullah Keskin (59), Seyit Ali (47) ve Mehmet Gönen (54) tutuklanırken, M.Ç. (59) ve İ.T. (50) ise serbest bırakıldı. Tutuklanan 7 kişi, Simav Cezaevi'ne gönderildi.
3  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / Hz İsa'nın Dönüşü : Mayıs 10, 2008, 12:36:34 am
Hz. İsa, Allah'ın seçkin kıldığı bir peygamberdir; dünya tarihinde hakkında en çok konuşulan elçilerden de birisidir. Allah'a şükürler olsun ki konuşulanlardan neyin doğru neyin yanlış olduğunu seçmemize yarayacak bir kaynak elimizde bulunmaktadır, o da Allah'ın koruması altında bulunan tek İlahi kitap olan Kuran'dır.

İsa Peygamber ile ilgili gerçek bilgilere ulaşmak için Kuran'a başvurduğumuzda şunları görürüz:

Hz. İsa Allah'ın elçisi ve kelimesidir. (Nisa Suresi, 171)

Allah kendisine "İsa Mesih" ismini vermiştir. (Al-i İmran Suresi, 45)

İnsanlığa bir ayet, bir işaret kılınmıştır. (Enbiya Suresi, 91)

Hz. İsa daha beşikteyken insanlarla konuşmuş (Al-i İmran Suresi, 46), birçok mucize göstermiştir. Bir başka mucizesi, yetişkinliğinde yeryüzüne geri dönmesi ve insanlarla konuşmasıdır. (Al-i İmran Suresi, 49; Maide Suresi, 110)

İsa Peygamber İncil'i tebliğ etmiştir. (Hadid Suresi, 27)

Onu tanrılaştıranlar doğru yoldan sapmış, küfre düşmüşlerdir. (Maide Suresi, 72)

İnkarcılar onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır, ama Allah bu tuzağı bozmuştur. (Al-i İmran Suresi, 54)

Allah, inkarcıların Hz. İsa'yı öldürmelerine izin vermemiş, onu Kendi katına yükseltmiştir. Ve tekrar yeryüzüne döneceğini insanlara müjdelemiştir. Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşü ile ilgili olarak da Kuran'da şu haberler verilir:

İsa Peygamberi öldürmek için tuzak kuran inkarcıların onu kesinlikle öldüremediklerini Allah şöyle haber verir:

Ve : "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. (Nisa Suresi, 157)

Hz. İsa'nın ölmediği insanların yaşadığı boyuttan alınarak, Allah katına yükseltildiğini haber veren ayet şöyledir:

Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Nisa Suresi, 158)

Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetinde, Hz. İsa'ya uyanların kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçirileceği haber verilmektedir. Günümüzden 2000 yıl kadar önce Hz. İsa'ya tabi olan havarilerin hiçbir siyasi güce sahip olmadıkları tarihi bir gerçektir. Bu dönem ile günümüz arasında yaşayan ve kendilerini Hıristiyan olarak adlandıranların ise başta teslis (üçleme) olmak üzere pek çok sapkın inancı savundukları, dolayısıyla gerçek anlamda İsevi olarak tabir edilemeyecekleri de açıktır. Çünkü Kuran'ın birçok ayetinde teslise inananların inkara saptıkları ifade edilir. O halde kıyamet saati öncesindeki bir dönemde, inkarcılara üstün gelecek gerçek İseviler ortaya çıkacak Al-i İmran Suresi'ndeki İlahi vaat de böylece tecelli edecektir. Kuşkusuz müjdelenmiş bu topluluk, Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşüyle kendini gösterecektir.

Kuran'da verilen bir diğer bilgi de Hz. İsa'nın Allah'ın katına alınmasından önce tüm Ehli Kitap'ın kendisine iman edeceği şeklindedir:

Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona (Hz. İsa'ya) inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o (Hz. İsa) da onların aleyhine şahit olacaktır. (Nisa Suresi, 159)

Bu ayetten açıkça anlaşılmaktadır ki, Hz. İsa ile ilgili olarak henüz gerçekleşmemiş olan üç İlahi vaat vardır. İlk olarak, İsa Peygamberin her insan gibi yaşadıktan sonra öleceği bildirilmektedir. İkinci vaat, tüm Ehli Kitap'ın onu cismani olarak göreceği ve ona yaşarken itaat edeceğidir. Şüphesiz söz konusu bu iki haber de Hz. İsa'nın kıyamet öncesindeki gelişinde gerçekleşecek olaylardır. Ayetteki üçüncü haber olan Hz. İsa'nın Ehli Kitap hakkındaki şahitliği de kıyamet gününde gerçekleşecektir.

Kuran'da Hz. İsa'nın Allah katına alınmasını açıklayan bir diğer ayet ise Meryem Suresi'nde geçmektedir.

"Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (Meryem Suresi, 33)

Bu ayet Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetiyle birlikte incelendiğinde çok önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Hz. İsa'nın Allah katına yükseltildiği ifade edilmektedir. Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde Hz. İsa'nın öleceği günden bahsedilmektedir. Bu ikinci ölüm ise ancak Hz. İsa'nın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra, vefat etmesiyle mümkün olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)

Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşüne işaret eden bir diğer ayet şöyledir:

Ona (Hz. İsa'ya) kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek. (Al-i İmran Suresi, 48)

Bu ayette geçen "kitap" kelimesinin neyi ifade ettiğini anlamak için konuyla ilgili diğer Kuran ayetlerine baktığımızda şunu görürüz: Tevrat ve İncil ile birlikte aynı ayette kullanılması halinde kitap, Kuran anlamını ifade etmektedir; Al-i İmran Suresi'nin 3. ayeti buna bir örnek olarak verilebilir. Bu durumda, 48. ayetteki Hz. İsa'nın öğreneceği bildirilen kitap da ancak Kuran olabilir. İsa Peygamberin bundan yaklaşık 2000 sene önceki yaşamında, Tevrat ve İncil üzerine bilgi sahibi olduğu bilinmektedir. Kuran'ı öğrenmesinin ise yeryüzüne yeniden gelişinde gerçekleşeceği açıktır.

Al-i İmran Suresi'nin 59. ayetindeki "şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir" ifadesi de oldukça dikkat çekicidir. Bu ayette iki peygamber arasındaki bazı benzerliklere dikkat çekilmiş olabilir. Bilindiği gibi, hem Hz. Adem hem de Hz. İsa babasızdır. Ayrıca yukarıdaki ayette, Hz. Adem'in cennetten yeryüzüne indirilmesi Hz. İsa'nın Ahir Zaman'da Allah katından yeryüzüne indirilmesine de benzetilmiş olabilir.

Kuran'da Hz. İsa ile ilgili şöyle bir bilgi de verilmektedir:

Şüphesiz o (Hz. İsa) kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur. (Zuhruf Suresi, 61)

Hz. İsa'nın Kuran'ın indirilişinden altı yüzyıl önce yaşadığını biliyoruz. O halde yukarıdaki ayette bildirilen, onun ilk hayatının değil Ahir Zaman'daki dönüşünün kıyamet için bir bilgi kaynağı olacağıdır. Hz. İsa'nın ikinci gelişi hem Hıristiyan hem de İslam dünyasında sabırsızlıkla beklenmektedir. Bu kutlu misafirin yeryüzünü şereflendirmesiyle de çok önemli bir kıyamet alameti daha tecelli etmiş olacaktır.

Hz. İsa'nın tekrar dünyaya geleceği ile ilgili bir başka delil ise Maide Suresi 110. ayette ve Al-i İmran Suresi 46. ayette geçen "kehlen" kelimesidir. Ayetlerde Allah şu şekilde buyurur:

Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun…" (Maide Suresi, 110)

"Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Al-i İmran Suresi, 46)

Bu kelime Kuran'da sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz. İsa için kullanılmaktadır. Hz. İsa'nın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir. Bu kelime İslam alimleri arasında ittifakla "35 yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde çevrilmektedir.

Hz. İsa'nın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında göğe yükseldiğini, yeryüzüne indikten sonra kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbn Abbas'tan rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz. İsa'nın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz. İsa'nın nüzulüne (yeniden yeryüzüne gelişine) dair bir delil olduğunu söylemektedirler. (Faslu'l-Makal fi Ref'I İsa Hayyen ve Nüzulihi ve Katlihi'd-Deccal, s. 20)

Kuran ayetlerine bakıldığında bu ifadenin bir tek Hz. İsa için kullanıldığını görürüz. Tüm peygamberler insanlarla konuşup, onları dine davet etmişlerdir. Hepsi de yetişkin oldukları dönemde tebliğ görevini yerine getirmişlerdir. Ancak Kuran'da hiçbir peygamber için bu şekilde bir ifade kullanılmamıştır. Bu ifade sadece Hz. İsa için ve mucizevi bir durumu ifade etmek amacıyla kullanılmıştır. Çünkü ayetlerde birbiri ardından gelen "beşikte" ve "yetişkin iken" kelimeleri iki büyük mucizevi zamana dikkat çeker.

Hz. İsa'nın beşikteyken konuşması bir mucizedir. Bu görülmüş bir olay değildir ve ayetlerde bu mucizevi olay birçok kez anlatılmaktadır. Bu kelimenin hemen ardından gelen "yetişkin iken de insanlarla konuşması" şeklindeki ifadenin de bir mucize olduğu anlaşılmaktadır. Eğer "yetişkin iken" ifadesi, Hz. İsa'nın Allah katına alınmadan önceki hayatına işaret ediyor olsaydı, o zaman Hz. İsa'nın konuşuyor olması bir mucize olmayacaktı. Bir mucize olmadığı için de beşikteyken konuşmasının ardından ve bu mucizevi durumla eşdeğer bir anlamda kullanılmazdı. O zaman "beşikten yetişkin oluncaya kadar" şeklinde bir ifade kullanılırdı ki, bu da, Hz. İsa'nın beşikte konuşmaya başlamasından göğe yükseltilmesine kadar süren tebliğini anlatmış olurdu. Ancak ayette iki büyük mucizevi zamana dikkat çekilmektedir. Bunlardan birincisi beşikteyken konuşması, ikincisi ise yetişkin iken konuşmasıdır. Dolayısıyla mucizevi bir döneme işaret eden "yetişkin iken" ifadesi, Hz. İsa'nın mucizevi bir şekilde tekrar yeryüzüne döndükten sonraki dönemde, yetişkin iken insanlarla konuşmasıdır. (En doğrusunu Allah bilir)

Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişi hakkındaki bilgiler Peygamber Efendimizin hadislerinde de mevcuttur. Peygamberimiz (sav)'in birçok hadisinde bu müjdenin yanı sıra Hz. İsa'nın dünyada yapacakları ile ilgili haberler de bulunmaktadır. Bu konu hadisler doğrultusunda, elinizdeki kitabın "Hz. İsa ve Sahte Peygamberler" bölümünde incelenmektedir. (Daha geniş bilgi edinmek isteyenler "Hz. İsa Gelecek" isimli kitabımızdan faydalanabilir.)

Burada önemli bir konuyu daha hatırlatmakta yarar vardır: Hz. Muhammed (sav) Allah'ın insanlara gönderdiği son peygamberdir. Allah Peygamberimiz (sav)'e Kuran'ı vahyetmiş ve kıyamete kadar tüm insanları Kuran'a uymaktan sorumlu tutmuştur. Hz. İsa da Ahir Zaman'da bir mucize olarak dünyaya gelecek, ancak Peygamberimiz (sav)'in de bildirdiği gibi, yeni bir din getirmeyecektir. Peygamberimiz (sav) tarafından insanlığa öğretilen hak din Kuran'da bildirilen İslam dinidir ve Hz. İsa da yeryüzüne ikinci gelişinde Kuran'a tabi olacaktır.
4  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / Şeytandan Mektup !!! : Mayıs 10, 2008, 12:34:40 am
ŞEYTANDAN MEKTUP/BUNU OKUYALIM, OKUYALIMDA GAFLETTEN UYANALIM BİİZNİLLAH..



Seni dün günlük işlerini yaparken gördüm.

Namaz kılmadan, dua etmeden bir günü daha geçirdin.

Hatta yemek yerken ve yatarken bile dua etmek için vakit ayırmadın.

Çok nankörsün! Seninle gurur duyuyorum.

Benimle olduğun için çok mutlu olduğumu söyleyemem.

Hatırlıyormusun? Senelerdir beraberiz ama seni hala sevmiyorum.

Doğruyu söylemek gerekirse: Senden Allah'tan nefret ettiğim için nefret ediyorum.

Allah beni cennetten attığı için bende seni kullanıyorum.

Seni de Allah'ın bana yaptıklarını ödetene kadar kullanacağım, ondan sonra sende defolup gidebilirsin.

Biliyormusun aptal.

Allah seni seviyor, ama sen hayatın boyunca benim yanımdaydın. Bunun içinde seni ödüllendireceğim.

Hayatının berbat olmasını sağlayacağım. Biz ikimiz beraber kaldıkça bu Allah'ı çok üzecek.

Zaman senin hayatını kimin yönlendirdiğini O'na gösterecek.

Ve bu senin sayende olacak.

Geçirdigimiz güzel günleri hatırla, insanları nasıl hor görüyorduk,

onlara küfür ediyorduk,

çılgın partilere gidiyorduk,

hırsızlık

yapıyorduk,

nasıl iki yüzlü davranıyorduk,

sigara kullanıyorduk,

camii'ye gitmiyorduk, dedikodu yapıyorduk.....

Bunların hepsini kaybetmek istemezsin değil mi?

Hadi gel aptal! Sonsuza dek beraber yanalım!

Senin için çok şeyler

düşünüyorum.

Bu mektupu sana ne kadar değer verdiğimi söylemek ve hayatının büyük bir parçasını kullanmama izin verdiğine teşekkür etmek için

yazıyorum.

Aptal, bazen sana çok gülüyorum.

Öyle slklıklar yapıyorsunki, benim bile miğdemi bulandırıyorsun. Sen böyle devam et.

Yeni nesile yalancılığı, aldatmayı, kumarı ve camii yerine diskolara gitmeyi öğret.

Sen bunları onların yaninda yap ki onlarda seni örnek alsınlar. Bir zaman sonra onlarda aynısını yapacaklardır.

Çocuklar böyle işte.

Neyse, şimdi gitmeliyim ama birkaç saniye sonra tekrar seni görmeye geleceğim.

Azıcık aklın olsaydı tövbe etmek için biryerlere giderdin ve yaşayacak olduğun bir kaç seneyi de Allah'la beraber geçirirdin.

Bir kimseyi uyarmak karakterimde yoktur aslında, ama seni tanıyorum.

Sen zaten benim yanımdan ayrılmazsın.

Senin yaşında olan bir insanın hala günah işlemeye devam etmesi saçmalık olsada.

Sakın beni yalnış anlama, senden hala nefret ediyorum, ve bu böyle devam edecek. Beni gerçekten seviyorsan tabiki bu yazıyı kimseyle

paylasmazdın. Ölüm bizi buluşturana kadar.....




EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM(KOVULMUŞ ŞEYTANDAN RABBİME SIĞINIRIM)
5  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / İnsanlara Müjde !!! : Mayıs 10, 2008, 12:33:03 am
Alim bir zat sabah ve akşam tesbihatlarından sonra
haşr suresinin 20-24 ayetlerini okurmuş.
bir rivayete görede bu ayteleri sabah namazından sonra okursan
akşam vaktine kadar vefat ettiğinde cennetle müjdelenirsin
akşam namazından sonrada okursan sabah vaktine kadar vefat edersen yine cennetle müjdelenirsin... deniliyor.
6  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / Azrail (a.s) ın Görevi : Mayıs 10, 2008, 12:32:28 am
bir kitapta okumuştum hatırladıgım kadarıyla sizinle paylaşmak istedim

ALLAH_ U TEALA hz. cebraili yanına çagırarak

-- dünyanın çeşitli yerlerinden toprak getir der

cebrail gider ve tam topraga elini uzatacakken toprak aglamaya başlar dokunma benden bozgunculuk yapacak ve rabbime isyan edecek bir topluluk yaratılacak der
cebrail aleyhisselam ALLAHIN huzuruna çıkar ve alamadım der
ALLAH
_ neden peki
__ çünkü çok agladı

ALLAH_ U TEALA bu sefer MİKAİL aly. çagırır ve aynı vazifeyi onada veriri
oda allahın huzuruna eli boş döner
ALLAH
_ neden toprak getirmedin

_ çok yalvardı rabbim alamadım

aynı vazifeyi İSRAFİL aly. veriri ve sonuç aynı

en sonunda HZ. AZRAİL e veriri

HZ. AZRAİL gider ve toprakla geri döner

ALLAH sorar
_ toprak yalvarmadı
_ yalvardı RABBİM
_ aglamadı
_ agladı RABBİm
_ peki neden aldın hiç acımadınmı
hayır RABBİM sen emrettin ben aldım
_ o zamn yarattıgım varlıkların canlarınıda sen alacaksın
_ ozamn beni çok kötü bilirler
_ onlara öle sebepler vericemki sen akıllarına bile gelmiyceksin
7  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / Allah Duaları Kabul Eder.. : Mayıs 10, 2008, 12:30:00 am
Apartmandan cikar cikmaz soguk hava yuzune carpti, ama onun zihni hala az once
okuduklari bir cumleye takili kalmisti: ;
"Allah insanlarin duasini isitir ve onlara cevap verir, onlarla konusur."
Dalgin bir halde arabasina bindi. Anahtari kontaga sokmadan once, soguga
aldirmadan, birkac dakika daha bu konuyu dusundu.
Nasil? bu soru ruhunun derinliklerinden gelip zihnini bir bulut gibi kapliyordu.
Nasil?
Onun herseyi duyabileceginden zerre kadar suphesi yoktu, ama yine de dualara
nasil karsilik verdigini zihni kavrayamiyordu.
Sonunda, cevabi bulmayi zamana birakmayi dusunuyordu ki, birden icinden bir ses
"Bunu neden bir dua vesilesi yapmiyorsun?" dedi.
Sahi ya, onun elinden gelen dua etmekten baska ne olabilirdi? Yuksek sesle
Rabbine seslendi:
"Allahim! Senin her kulunun kalbinden gecen arzulardan bile haberdar
oldugunu biliyorum. Benim bu dilegimi de elbette duyuyorsun. Lutfen,
dualari nasil duydugunu ve onlara nasil cevap verdigini bana ogret! "
Arabayi calistirdi ve ruhen rahatlamis bir halde evine gitmek uzere yola
koyuldu. Ana caddede ilerlerken, birden garip bir duygu dogdu kalbinde. Bu duygu
arabayi durdurup bir kutu sut almasini soyluyordu. Once kulak asmadi ve
arabasini surmeye devam etti. Ama ayni duygu bu defa daha guclu bir sekilde
benligini sardi.
Bunun Rabbinden kendisine gonderilmis bir isaret, bir mesaj
olabilecegini dusunerek;
"Pekala Rabbim, sutu alacagim" dedi.
Bu, cok da zor bir sinav gibi gorunmuyordu zaten.
Arabadan inip bir kutu sut alacakti o kadar. Oyle de yapti ve yeniden yola
koyuldu. Ana caddeden arabasini surmeye devam ederken, bir ara sokagin agzindan
geciyordu ki, icindeki ses bu defa ona "O sokaga sap" diye emretti.
Once sokagi gecti, ama duygu kuvvetlenince Peki diyerek geri donup o
sokaga girdi.
Sokaktan ilerledikce binalarin gorunumu degisiyor ve iki katli
binalar yerlerini tek katli derme-catma barakalara birakiyordu. Birkac ev daha
gectikten sonra, ses durmasini soyledi.
Arabayi saga cekti ve etrafina bakindi. Burasi tam anlamiyla bir
gecekondu mahallesiydi. Ve evlerin cogunun isigi sonmustu. Belli
ki, sabah erkenden ise gidecek insanlar yataklarina girmisti bile. O
bunlari dusunurken, yureginin sesi bu defa ona su emri verdi:
"Git ve sutu sokagin karsisindaki yesil evde yasayan insanlara ver."
Genc adam eve baktiginda onun pencerelerinden de digerleri gibi isik gelmedigini
gordu.
Bu anlamsiz birsey diye dusundu bir an kendi kendisine. Bu evin insanlari
yataklarinda uyuyorlar ve onlari uyandirdigim takdirde
aptal durumuna dusecegim.
Ama o ses "Git ve sutu ver!" dedi yine ona.
Tereddut etti uzunca zaman. Sonra ayni aksam ettigi
duayi hatirladi. Ve bunun Ondan bir isaret olabilecegine kanaat getirdi.
Arabasindan cikti. Isterlerse bana aptal gozuyle baksinlar.
"Bu Rab'bimden gelen bir emirse eger ona uyacagim"
dedi kararlilikla.
Sokaginm karsisindaki eve gitti ve zili caldi. Icerden
kosusturmalar, gurultuler geldi.
"Kimsin? Ne istiyorsun?" dedi icerden bir erkek sesi.
Aksani farkliydi, ama soyledikleri anlasilabiliyordu.
Genc adam hemen oradan kacip uzaklasmak istedi bir an.
Fakat o bunu gerceklestiremeden kapi acildi. Fakir gorunumlu bir
adam acti. Yuzunden huzun okunuyordu, ama kapisinda bir yabanciyi
gormekten de fazla hosnut degil gibiydi.
" Buyrun?" diyen ev sahibine sutu uzatti.
" Bunu size getirdim."
Adam sutu aldigi gibi iceri kostu. Daha sonra koridorun oteki ucundaki odadan
cikan bir kadin mutfaga dogru segirtti hizla. Onu izleyen adamin kucaginda ise
bir bebek vardi. Aglayan bir bebek. Adamin gozlerinden sicim halinde gozyaslari
dokuluyordu. Yari aglayarak yari konusarak sunlari soyledi:
"Sehre geleli iki ay oluyor. Hala is bulamadim. Dostun ahbabin yardimlariyla
bugune kadar geldik. Ama bugun bebegimize sut alacak paramiz yoktu. Surekli dua
ediyordum Allah'a bize sut gondermesi icin."
Mutfaktan kadinin sesi geldi bu sirada. Onun soylediklerini anlayamadi, cunku
baska bir dil konusuyordu. Kocasi onun sozlerini
genc adama tercume etti:
"O'ndan bize bir melegiyle sut gondermesini istiyordum. Sen bir melekmisin
yoksa?"
Genc adam cuzdanindaki butun parayi cikarip zorla adamin eline tutusturdu. Ve
adama bundan sonra onun icin hep dua edecegini, ve
bir is bulabilmesi icin elinden geldigince yardimci olacagini soyledi.
Kelimeler bogazinda dugumlenince, dondu ve arabasina
bindi. Bu defa onun gozlerinden yaslar dokuluyordu...
Artik Allah'in kullarinin dualarini nasil duydugunu,
onlara nasil cevap verdigini daha iyi anlamisti!
8  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / İnsanoglunun Yaratılışı : Mayıs 10, 2008, 12:29:08 am
İnsanın yaratılışı hakkında bir çok ayet vardır. Bu ayetlerde Allah, insanın farklı şeylerden yaratıldığını ifade etmektedir. Bazılarında insanın topraktan bazılarında kuru balçıktan bazılarında sudan bazılarında ise alaktan yaratıldığı ifade edilmektedir. Bu farklı ifadelerin olması, bir çelişki gibi gösterilmeye çalışılsa da, burada bir çelişki yoktur. Bu farklı anlatımların hepsi gerçeği ifade etmektedir.

İnsanın yaratılışı farklı adımlarda ve farklı safhalar içinde olmuştur. Bu safhaların farklılığından dolayı ayetlerde bu adımlar farklı farklı ifade edilmiştir. Şimdi ayetlere teker teker bakalım:

Adem’in ilk yaratılışı temel olarak topraktandır.

Şüphesiz, Allah katında İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona “ol” demesiyle o da hemen oluverdi. (3 Ali İmran Suresi - 59)

Allah Adem’i ilk başta toprağı kullanarak yapmıştır. İnsanda var olan tüm atomlar toprakta da vardır. Allah toprağı kullanırken insanı belli bir şekilde planlamış ve bir suret vermiştir. Bu safhada yine toprak kökenli olan onun su ile karışımı olan balçığı kullanmış ve bu daha sonra bir ısı etkisi altında kurutulmuştur. Temel olarak köken topraktır, bu toprak balçık halinde insan olarak biçimlendirilip kurutulmuştur. Bu diğer bir safhadır:

Hani Rabbin meleklere demişti: “Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım.” (15 Hicr Suresi - 28)

Adem’in yaratılışının dışında genel olarak insanın ayrı bir yaratılışı vardır. Bu yaratılışın başlangıcı ise rahimlere dökülen menidir. Ayetlerde ifade edilen insanın bu yaratılışıdır.

Allah sizi topraktan yarattı, sonra bir damla meniden (nutfeden). Sonra da sizi çift çift kıldı. O’nun bilgisi olmaksızın, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Ömür sürene, ömür verilmesi ve onun ömründen kısaltılması da mutlaka bir kitapta (yazılı)dır. Gerçekten bu, Allah’a göre kolaydır. (35 Fatır Suresi - 11)

Meryem suresindeki ayette ise ortada hiç bir şey yokken insanın bu şekilde gözle görülmeyecek kadar küçük sperm ve yumurta hücrelerinden yaratmasından dolayı, “önceden hiç bir şey değilken” ifadesini kullanmaktadır:

İnsan önceden, hiç bir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu? (19 Meryem Suresi - 67)

Gerçekten ortada bir insan yokken Allah mucizevi bir plan içinde insanı yaratmıştır.

Yumurtanın sperm ile birleşmesiyle anne karnında alak (cenin) oluşmaktadır. Bu da insanın yaratılışındaki diğer bir safhadır. İnsanlar bu safhadan geçerek yaratılırlar.

Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir alak’tan yarattı (Alak Suresi - 1/2)

Sonuç olarak insanın ve Adem’in yaratılışında geçirdiği safhalar düşünüldüğünde yukarıda bildirilen ayetlerin hepsinin bir gerçekliği ifade ettiği ve kesinlikle aralarında bir çelişki olmadığı açıkça görülmektedir.
9  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / ESMA-ÜL HÜSNA / ALLAH'IN 99 İSMİ : Mayıs 10, 2008, 12:28:19 am
ESMA-ÜL HÜSNA / ALLAH'IN 99 İSMİ   


Allah(cc)  Yaradanın öz adıdır./ Diğer bütün isimlerin anlamı Allah isminde mevcuttur.

Er-Rahman (cc) / Nimet verici.

Er-Rahim (cc) / Acıyıcı.

El-Melik (cc) / Her şeyin hakimi.

El-Kuddüs (cc)  / Noksandan münezzeh.

Es-Selam (cc) / Selamet verici.

El-Mü'min (cc) / Emin kılıcı.

El-Müheymin (cc) / Mahlukunu kollayıcı.

El-Az®z (cc) / Her şeye galip.

El-Cebb¢r (cc) / Mecbur kılıcı.

El-Mütekebbir (cc)/ Büyüklükle vasıflı.

El-H¢lik (cc) / Yaratıcı

El-B¢ri (cc) / Taktir edici.

El-Musavvir (cc) / Şekil verici

El-Gaff¢r (cc) / Günahları örtücü.

El-Kahh¢r (cc)/  Kahredici.

El-Vehh¢b (cc)/  Bahşedici.

Er-Rezz¢k (cc) / Rızık verici.

El-Fett¢h (cc) / Kapıları açıcı.

El-Al®m (cc) / Bilici.

El-K¢biz (cc) / Sıkıcı,kısıcı.

El-B¢sit (cc) / Açıcı,genişletici.

El-H¢fid (cc) / Dereceleri indirici.

Er-R¢fi (cc) / Dereceleri yükselten.

El-Muizz (cc) / İzzet verici.

El-Müzill (cc) / Zelil kılıcı.

Es-Sem® (cc) / İşitici.

El-Bas®r (cc) / Görücü.

El-Hakem (cc) / Hükmedici.

El-Adl (cc)/  Bizzat adalet.

El-Lat®f (cc) / Lutfedici.

El-Hab®r (cc) / Kulunu imtihan edici.

El-Hal®m (cc) / Yumuşaklık gösterici.

El-Az®m (cc) / Sonsuz büyük.

El-af»r (cc) / Bağışlayıcı.

Eş-Şek»r (cc) / Kullarını kabul edici.

El-Aliyy (cc) / Yükseklikte sonsuz.

El-Keb®r (cc) / Büyük.

El-Haf®z (cc) / Koruyucu.

El-Muk®t (cc) / Kuvvet verici.

El-Has®b (cc) / Hesap görücü.

El-Cel®l (cc) / Büyüklük O'na mahsus.

El-Ker®m (cc) / Kerem sahibi.

Er-Rak®b (cc) / Üstün gelici.

El-Muc®b(cc) / Duaları kabul edici.

El-V¢s® (cc) / Sınırsız.

El-Hak®m (cc) / Hikmet sahibi.

El-Ved»d (cc) / Mü'minleri seven.

El-Mec®d (cc) / Yüksek şerefe sahip.

El-B¢is (cc) / Peygamber gönderen.

Eş-Şeh®d (cc)/  O'ndan saklı yok.

El-Hakk (cc) / Hak üzere kaim.

El-Vek®l (cc) / Her şeye kefil.

El-Kaviyy (cc) / El-Kaviyy (cc)

El-Met®n (cc) / Kuvvette kemal.

El-Veliyy (cc) / Mü'minlere dost.

El-Ham®d (cc) / Hamd edilen.

El-Muhs® (cc) / İlmi eşyayı kuşatıcı.

El-Mubdi (cc) / Misalsiz yaratıcı.


El-Mu®d (cc) / Öldürücü ve diriltici.

El-Muhyi (cc) / Hayat verici.


El-Müm®t (cc) / Hayat kaldırıcı.

El-Hayy (cc) / Evveli ve sonsuzu diri.

El-Kayy»m (cc) / Her şey O'nunla k¢im.

El-V¢cid (cc) / Zengin ve ihtiyaçsız.

El-M¢cid (cc) / Azamet ve şerefli.

El-V¢hid (cc)/  Bir ve eşsiz.

Es-Samed (cc) / Muhtaç olunan ihtiyaçsız.

El-K¢dir (cc) / Kuvvetli.

El-Muktedir (cc) / Dilediğini yapabilen.

El-Mukaddim (cc) / Öne alıcı.

El-Muahhir (cc)/  Sona erteleyici.


El-Evvel (cc) / Evveli olmayan.

El-‚hir (cc)  /Sonu olmayan.


Ez-Z¢hir (cc) / Görünen.

El-B¢tin (cc) / Gizli olan.

El-V¢li (cc) / İşleri yürüten.

El-Müte'¢li (cc)/  Zatiyle en yüksek.

El-Berr (cc) / İyiliği bol olan.

Et-Tevv¢b (cc) / Tövbeleri kabul edici.

El-Müntekim (cc) / Suçların karşılığını veren.

El-Afuvv (cc)/  Bağışlayıcı.

Er-Ra»f (cc)/  Rahmet gösteren.

M¢liku'l-Mülk(cc)/  Bütün mülklerin sahibi.

Zü'l-Cel¢li ve'l-İkr¢m (cc)/ Şeref ve ikram sahibi.

El-Muksit (cc)/  Adalet gösterici.

El-C¢mi (cc) / Kıyamette toplayıcı.

El-aniyy (cc) / Çok zengin.

El-Muğn® (cc) / Zengin edici.

El-M¢ni' (cc) / Dilediğini en gelleyen.

Ed-D¢rr (cc) / Dilediğine zarar verici.

En-N¢fi (cc)/  Dilediğine menfaat verici.

En-N»r (cc) / Alemleri aydınlatan.

El-H¢d® (cc) / Doğruyu gösterici.

El-Bed® (cc)/  Vasıtasız icat edici.

El-B¢ki (cc) / Varlığı d¢im olan.

El-V¢ris (cc) / Mülklerin gerçek sahibi.

Er-Reş®d (cc) / Kullarını irşad eden.

Es-Sab»r (cc) / Sabır gösteren

10  İnsanımız - İnancımız / İslamiyet / Kuranı Kerim Mucizesi : Mayıs 10, 2008, 12:26:48 am
Aşağıda görecegınız fotoğraf Amerikan Uzay Araştırma Merkezi'nden (NASA) alınmıstır.
Fotograf Amerikan Uzay Araştırma Merkezi'nin (NASA) en son teknolojiyle yaptığı teleskoplarla samanyolu gezegeninden sonra evrende elde ettiği en son görüntüdür.Bu fotografa NASA yetkilileri bir açıklama getirememistir..ama açıklama burdadır:

Kuran-ı Kerim (Rahman suresi 37. Ayet)
Bismillahirrahmanirrahim;
Gökyüzü yarıldığı zaman açılmış bir gül halini aldığında.
 Başka hangi şeyle Rabbinizi yalanlamaya kalkışırsınız ? ( Rahman suresi: 37)



Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Sayfa: [1]


FoRuMBoL | Powered by SMF.
© 2007-2008, Lewis Media. All Rights Reserved.
  FoRuMBoL Arama Motoru FoRuMBoL RSS Alexa Toolbar


| "İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır." Hz.Muhammed (s.a.v) | | Sitemiz en iyi ile 1024x768 çözünürlükte görüntülenmektedir. |

 
Hoşgeldiniz!
Hala Üye değilmisiniz?
Üye olmak çok kolay ve ücretsiz!
Üye olmak için tıklayın